İçeriğe geç
29 Eylül 2026, Salı
İstanbul 16° BIST 13.268,80 USD 48,83 EUR 55,72
Editör masası Forum

Dünyada kanser vakalarının sekride biri enfeksiyonlardan kaynaklanıyor: WHO çalışması

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bugün The Lancet Oncology dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, 2024 yılında dünya genelinde kaydedilen kanser...

Son güncelleme: 29 Eylül 2026, 13:18

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bugün The Lancet Oncology dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, 2024 yılında dünya genelinde kaydedilen kanser vakalarının yaklaşık yüzde 12’sinin, yani sekizde birinin, bir enfeksiyon kaynaklı olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, bu enfeksiyonların büyük kısmının yalnızca beş patojenden kaynaklandığını ve bu enfeksiyonların kanseri önlemenin mümkün olduğunu vurguladı.

Çalışmada, enfeksiyonlarla ilişkilendirilen 2,3 milyon yeni kanser vakası analiz edildi. Vakaların çoğu beş temel patojenle bağlantılı bulundu: Helicobacter pylori (%4), insan papilloma virüsü (HPV, %4), B hepatiti (%2), Epstein-Barr virüsü (%1) ve C hepatiti (%1’in altında). Bu enfeksiyonlar, mide, karaciğer, kan ve rahim ağzı (serviks) kanseri dahil 20’den fazla farklı kanser türünü tetikleyebiliyor.

İnfeksiyon kanseri nasıl tetikler?

Virüslerin kansere yol açma mekanizmaları, modern kanser biliminin temellerinden biri olarak kabul ediliyor. Bir virüs, enfekte ettiği hücrenin (hücre sahibinin) genlerini dolaylı veya doğrudan değiştirerek bu hücrenin kontrolsüz biçimde çoğalmasına ve sonunda kanserleşmesine zemin hazırlar. Virüslerin bunu yapmanın üç temel yolu bulunuyor.

Birinci yol, virüsün hücrenin kendini yok etme veya bölünmeyi durdurma yeteneğini kapatmasıdır. Örneğin TP53 proteinini etkisiz hale getirerek veya RB proteinini devre dışı bırakarak. Normalde sağlıklı bir hücre, bir virüs enfeksiyonuna maruz kaldığında bu işlevleri yerine getirmeye çalışır. İkinci yol, virüsün kendi DNA’sını hücre sahibinin DNA’sına dahil ederek hücre ölümü veya bölünmesini düzenleyen genleri yanlışlıkla bozmasıdır. Üçüncü yol ise virüsün kendi içinde kanser yapıcı bir gen (onkojen) taşımasıdır; birçok durumda virüs bu genleri kazara başka bir organizmadan edinmiştir.

Bakteri ve parazitler de rol oynar

Kansere yol açan yalnızca virüsler değil; bakteriler veya parazitler kaynaklı enfeksiyonlar da kanser riskini artırabilir. Mide ülserleriyle en iyi bilinen Helicobacter pylori veya karaciğer kurdu olarak bilinen Opisthorchis viverrini gibi parazitler buna örnek gösterilebilir. Ancak bu organizmalar virüslerden daha dolaylı bir biçimde çalışır.

Bu tür organizmaların uzun süreli (kronik) enfeksiyonları, farklı dokular üzerinde önemli ölçüde stres yaratır. Vücudun bağışıklık tepkisinin doğal bir parçası olan iltihaplanma, bu durumda aşırı hale gelerek dokulara ek zarar verebilir. Bu stresler, hücrelerde kanser yapıcı hasara yol açabilir veya vücut doku hasarını onarmak için hızlıca yeni hücre üretmeye çalışırken hücre bölünmesi sırasında hatalara neden olabilir. Her iki durumda da hücreler, kanserleşme yoluna sokan genetik mutasyonlar edinir.

Vakaların üçte ikisi düşük ve orta gelirli ülkelerde

Elbette enfeksiyonlarla kanser arasındaki bağıntıyı açıklayan, daha bilmediğimiz başka mekanizmalar da olabilir; ancak enfeksiyon-kanser bağlantısı tartışılmaz niteliktedir. Yeni çalışma, bu bağlantının bize söylediği en kritik nokta, kanser vakalarının büyük bir kısmının önlenebilir olmasıdır.

Enfeksiyon kaynaklı kanserlerin önlenmesinde Avustralya, HPV aşısının en başarılı örneklerinden birini sunar. Belirli HPV suşlarına karşı, özellikle rahim ağzı kanseriyle güçlü biçimde ilişkilendirilen suşlara koruma sağlayan bu aşının, Avustralya’da gençlerde kullanımı yaygındır. Program 2007 yılında başalalı beri, aşı olmaya hak sahibi kişilerde HPV enfeksiyonları yüzde 90 oranında düştü.

Başarısı nedeniyle Avustralya, 2035 yılında rahim ağzı kanserini ortadan kaldırma yolunda ilerleyebilir. Ancak 15 yaşındaki gençlerde aşılanma oranının 2020’deki yüzde 85,7’den 2024’te yüzde 79,5’e düşmesi endişe vericidir. Tüm aşılarda olduğu gibi, yüksek oranda nüfusun aşılanması, sağlık nedeniyle aşı olamayanları da korur. HPV konusunda WHO ve Avustralya’nın hedefi, 2030 yılına kadar 15 yaşındaki kızların yüzde 90’ını aşılamaktır.

Yeni çalışma, enfeksiyonlardan kaynaklanan kanserlerin yaklaşık üçte beşinin düşük ve orta gelirli ülkelerde tespit edildiğini de gözler önüne seriyor. HIV, H. pylori ve B ve C hepatiti gibi kansere yol açabilecek enfeksiyonların tedavi edilmesi kanser oranlarını düşürmenin bir yoluysa, önleyici önlemler—aşılar, kondomlar ve hastalık taramaları—büyük bir rol oynar.

Ancak bu programların fakir ülkelerde erişilebilirliği sınırlı olabildiği için erişim, kanserle mücadelede başlıca eşitsizlik sorunu olarak kalmaya devam ediyor.

İlginizi Çekebilir: Victorya eyalet anketinde Koalisyon’un iki partili önderliği daraldı, ancak yine de önde →
Kaynak: The Conversation ↗
BayHaber Arama

Hangi konuyu araştırıyorsunuz?

En az 3 karakter yazın.

Tüm Bölümler

BayHaber’i keşfedin

Okuma görünümü

BayHaber’i nasıl okumak istersiniz?

Seçiminiz bu tarayıcıda saklanır. İki gazete görünümü görselleri ve sayfa ritmini basılı yayın hissine yaklaştırır.