Erkekler ve kadınlar, cinsel hazlarını artırmak veya üreme organlarının boyutunu büyütmek amacıyla giderek daha sık genital dolgu işlemlerine başvuruyor. Ülkenin dört bir yanında faaliyet gösteren kliniklerde yaygınlaşan bu dolgular genellikle hyaluronic asit içiyor ve etkileri 18 ayın sonunda belirgin biçimde azalıyor, bu da tekrarlayan enjeksiyon gerektiriyor. Uzmanlar, kozmetik ve cinsel gelişim amaçlı bu müdahalelerin risklerinin yeterince araştırılmadığını vurguluyor.
Dolgular artık sadece yüz hatlarını yumuşatmak için değil, aynı zamanda penise boyut katmak amacıyla da kullanılıyor. Hyaluronic asidin dokulara su çekme özelliği, kırışıklıkları azaltmasının yanı sıra kalınlaşma etkisi de yaratıyor. Ancak bu işlemlerin uzun vadeli sonuçları konusunda endişeler bulunuyor.
Dolgunun etkileri kalıcı değil
Penise enjekte edilen hyaluronic asit, kalınışta artış sağlayabiliyor. Kore’de yürütülen bir çalışma ortalamasıyla 2,3 santimetrelik (yaklaşık %30’luk) bir kalınma artışı kaydetti. Ancak aynı araştırmada, hyaluronic asit dolgu yaptıran erkeklerin yarısından fazlasının “kontur düzensizliklerini düzeltmek” için ortalamasıyla 1,5 ek doktora enjeksiyon ihtiyacı yaşadığı görüldü.
Sonuçların kalıcı olmaması başlıca sorunlardan biri. Vücut, dolgunu yavaşça parçalayan hyaluronidase adında bir enzim doğal olarak üretiyor. 18 ayın sonunda enjeksiyondan elde edilen artışın yaklaşık %44’ü kaybediliyor ve etkiyi korumak için tekrarlayan enjeksiyonlar gerekiyor.
Dolgu enjeksiyonlarının yanlış gitği durumlarda, bu aynı zamanda etkilerin hyaluronidase enjeksiyonlarıyla geri döndürülebilir olduğu anlamına geliyor; ancak bunun çalışması birkaç saat alıyor.

Riskler yok değil
Etki alanındaki araştırmalar sınırlı olsa da, son bir çalışma komplikasyonların hyaluronic asit dolgu aldıran erkeklerin yaklaşık %9’unda görüldüğünü tahmin ediyor. Bu komplikasyonlar morarma ve şişliğin yanı sıra yumrular ve nodüller içerebiliyor. Daha ciddi problemler cilt tahrişi, doku yıkımı ve enfeksiyonları kapsıyor.
Bu sorunların ortaya çıkış zamanı değişkenlik gösteriyor. Kanama ve morarma ilk bir ya da iki hafta içinde olma eğilimindeyken, nodüller üçüncü haftada görülebiliyor. Eneksiyonlar genellikle tedavi sonrası altı veya yediinci haftada beliriyor; ancak yıllar sonra da ortaya çıkabiliyor.
Ciddi vakalarda enfeksiyon hızlı bir şekilde çoklu organ yetmezliğine ilerleyebiliyor. Penisin bir kısmının alınmasını gerektiren doku ölümü vakaları da görüldü. Mart ayında, “Ego” olarak bilinen sosyal medya fenomenIgho Ubiribo, Tayland’da bir penis dolgu işleminden sonra pulmoner emboli nedeniyle hayatını kaybetti.
Hyaluronic asit erkeklerin penis boyutunu artırmaya yönelik tek yöntem değil. Başka bir seçenek de vücudun başka bir yerinden yağ alıp penise enjekte etmek. Bu da kendi risklerini taşıyor. Bunlar arasında yanlış bölgeye yağ enjeksiyonu, morarma ve şişlik bulunuyor. Erkekler ayrıca düzensiz dağılan ya da ölen yağın yol açtığı yumrular veya deformitelere yakalanabiliyor.
Aynı zamanda S aureus veya E coli gibi bakterlerle enfeksiyon riski de var. En ciddi vakalarda doku ölebilir veya hasta yağ embolisminden dolayı hayatını kaybedebilir.

Hem erkekler için hem kadınlar için pazarlanan bir tedavi
Cinsel gelişim amacıyla sunulan başka bir tedavi de PRP, yani trombosit zengin plazma. Bu enjeksiyonlar sadece erkeklere pazarlanmıyor. “P-shot” veya reapus iğnesi erkekler için; “O-shot” veya orgazm iğnesi ise kadınlar için tanıtılıyor.
Tedavi, hastanın kolundan kan alınıp farklı bileşenlerin ayrılması için yüksek hızda santrifüjlenmesini içeriyor. Trombosit zengin kısım hedef bölgeye enjekte ediliyor.
PRP ile ilgili iddialar geniş olabiliyor ve “gelişim” çok farklı anlamlara gelebiliyor. PRP penis boyutunu artırmak için tasarlanmıyor; bunun yerine görünümü, kan akışını ve sinir fonksiyonunu iyileştirmenin bir yolu olarak öne sürülüyor.
Kadınlar için O-shot, labia veya klitorise enjeksiyon yapıyor. Vajinal duyuşu artırdığı, cinsel tatmini yükselttiği ve orgazma ulaşmayı kolaylaştırdığı iddia ediliyor; ancak bu iddialar için kanıt zayıf.
PRP, erektil disfonksiyon yaşayan erkeklerde çalışıldı ve bir derlemede orta düzeyde iyileşme kanıtı bulundu. Ancak daha yeni bir çalışma, faydanın eskiden düşünüldüğünden küçük olabileceğini gösteriyor.
Kadınlarında PRP, stres kaynaklı idrar kaçırma ve pelvik organ sarkması için tedavi olarak incelendi. Bir sistematik derlemede belirtilerde bazı iyileşmeler görüldü.
Buna rağmen Avrupa Üroloji Derneği, erektil disfonksiyon için PRP’yi önermek yeterli kanıt olmadığı belirtiyor.
Bu kozmetik ve cinsel gelişim tedavileri değerlendirilirken önemli bir nokta. Bu müdahalelerin çoğu aynı organları etkileyen tıbbi durumların tedavisinden başladı; ancak bir tıbbi sorunu tedavi etmekle biri kişinin görünümünü değiştirmek aynı şey değil.
Penis ve üreme organları söz konusu olduğunda, görünümün doğurganlık veya çocuk üretme yeteneğiyle pek alakası yok. Bu tedavilerin çoğu görünümde ya da cinsel işlevde hızlı bir iyileşme vaat ediyor; ancak daha büyük ve kaliteli çalışmalara sahip olana kadar bu faydaların potansiyel risklere değip değermeyeceğini bilmek zor.
