Putin, insansız hava aracı (İHA) saldırılarına maruz kalan şirketlere el koyma yetkisi tanıyan kararnameyi imzaladı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, hükümetin Ukrayna’dan gelen insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı kendilerini korumakta yetersiz kalan özel şirketleri devlet yönetimi altına alabilecek bir kararname imzaladı.
Hukuk uzmanları, çarşamba günü yaptıkları değerlendirmede söz konusu adımı, güvenlik zafiyetleri gerekçe gösterilerek Rus şirketlerinden varlıkların alınmasına yarayabilecek bir araç olarak nitelendirdi.
Kararname derhal yürürlüğe girdi ve enerji, ulaşım, lojistik ve ulusal güvenlik için kritik sayılan tüm tesisleri kapsıyor ve yalnızca başkan talimatıyla uygulanabiliyor. Uzmanlar buna “hibrit kamulaştırma” diyerek, güvenlik zafiyeti bahanesiyle şirket varlıklarına el konacağı uyarısında bulunuyor.
Kararname, mahkeme kararı olmaksızın, yalnızca cumhurbaşkanının talimatına dayanarak geçici devlet yönetimi atanmasına izin veriyor; hukukçular bu talimatın sözlü olarak da verilebileceğine dikkat çekiyor.
Artık bir şirketin drone saldırılarına karşı güvenlik önlemleri almaması, güvenlik kurallarını ihlal etmesi ya da alınan önlemlerin etkisiz bulunması, devlet yönetiminin devreye sokulması için yeterli sayılabilecek.
Dikkat çeken ayrıntılardan biri ise kararnamenin, eşik koşullarının karşılanıp karşılanmadığına kimin ve hangi ölçütlere göre karar vereceğini tanımlaması.
Varlıkların yeniden dağıtılması için bir araç mı?

Başlıca Rus enerji şirketlerinden birinin içinde yer alan bir kaynak, isminin açıklanmaması koşuluyla Euronews’e yaptığı açıklamada, kararnamenin şirket içi çekişmelerde kullanılmasından endişe ettiklerini söyledi; çalışanların çatışma anlarında yönetimi şikâyet etmek için bu düzenlemeye başvurmasının yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Hukuk ve iş dünyası uzmanları sert tepki gösterdi. Siyasi analist Abbas Gallyamov, düzenlemeyi “melez kamulaştırma” diye nitelendirerek, “Sizi bombaladıktan sonra devlet kapınıza gelir, kendinizi saldırıdan koruyamadığınız suçlamasıyla mülkünüze el koyar” dedi.
Avukat Andrey Grivtsov, “kritik altyapı” tanımının son derece geniş tutulmasının, uyumun kimin tarafından ve hangi temele göre değerlendirileceği gibi temel soruyu yanıtsız bıraktığını söyledi.
Rusya’nın en büyük tarım işletmeleri gruplarından birinin temsilcisi ise Forbes Russia’ya isimsiz konuşarak daha açık bir ifade kullandı ve kararnamenin “güvenlik önlemlerine uyulmadığı bahanesiyle büyük varlıkların şirketlerden alınmasına imkân tanıyacak bir araç” olduğunu söyledi.
Avukat Sergey Uçitel, “geçici” ifadesinin kelimesi kelimesine alınmaması gerektiği uyarısında bulundu. Uçitel’e göre fiiliyatta dış yönetim, bir şirketin faaliyetleri üzerindeki kontrolünü kaybetmesi, kendi stratejisini belirleyememesi ve sonunda “gönüllü olarak nitelendirilmesi pek mümkün olmayan koşullarda” satışa zorlanması anlamına geliyor.
Ukrayna dronlarının hedef aldığı petrol rafinerileri ile Wildberries ve Ozon e-ticaret platformlarının temsilcileri, Putin’in kararına ilişkin henüz yorum yapmadı.
İHA saldırıları ve yakıt sıkıntısı

Kararname, Moskova’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü topyekûn savaşın beşinci yılına girerken, Ukrayna’nın Rusya’nın ekonomik altyapısını hedef alan insansız hava aracı kampanyasının giderek yoğunlaştığı bir dönemde yayımlandı.
Kararname yayılandığı gün Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerine rafineri bakım takvimlerini gözden geçirme talimatı vermişti. Yeni kararnameye göre, hasar gören tesislerin onarımında yaşanacak gecikmeler artık sahipleri açısından doğrudan hukuki sonuçlar doğurabilir.
Birinci Başbakan Yardımcısı Denis Manturov, kararnamenin iş dünyasını sakinleştirmeye çalışarak RBC’ye yaptığı açıklamada düzenlemenin “seçici biçimde uygulanacağını, bunun kamulaştırma anlamına gelmediğini” söyledi.
Kararların “en üst düzeyde” alınacağını ve geçici yönetimin toplu biçimde devreye sokulmasına yönelik bir mekanizma bulunmadığını kaydetti.
“Bugün işletme sahipleri karşı karşıya olduğumuz tehditleri farklı düzeylerde ciddiye alıyor” dedi.
“Ne yazık ki kimi durumlarda tesislerin ve personelin güvenliğini sağlamak onların önceliği değil. Devlet tam da bu gibi durumlarda sorumluluğu üstlenecek.”
Bir yanıt yazın