İzmir’in Urla ilçesinde düzenlenen Yıl Sonu Tatbiki Askeri Eğitimi’nde (ATAT), MSÜ Kara Harp Okulu öğrencileri zorlu bir eğitim sürecinden geçiyor. Bu yıl yaz dönemi boyunca 3 bin 200 harbiyelinin eğitim gördüğü ATAT faaliyetlerine, 32 dost ve kardeş ülkeden 350 misafir askeri öğrenci de katıldı.
Harbiyeliler, yüzme eğitimi, göğüs göğse muharebe eğitimleri ve çeşitli tatbikatlar ile geleceğin savaş meydanlarına hazırlanıyor. Takım komutanı, “Burada geleceğin komutanlarını yetiştirirken teorik dersleri sahadaki pratikle eksiksiz bir şekilde harmanlıyoruz” dedi. Harbiyeliler, zorlu arazi koşullarında harp sanatını öğrenirken, aynı zamanda liderlik ve stres altında doğru karar verme yeteneklerini geliştiriyor.
Bir harbiyeli ise, “Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu’nun kapısından içeri girdiğiniz ilk andan itibaren kendinizi çok yönlü ve zorlu bir gelişim sürecinin içinde buluyorsunuz” şeklinde konuştu. Amaç, çağın değişen harp prensiplerini yakından takip eden, entelektüel derinliği yüksek ve muharebe sahasında gözünü budaktan sakınmayan donanımlı subaylar yetiştirmek.
Eğitimlerle ilgili bilgi veren takım komutanı, “Burada geleceğin komutanlarını yetiştirirken teorik dersleri sahadaki pratikle eksiksiz bir şekilde harmanlıyoruz. Bu şanlı yuvaya adım atan her Harbiyeli, ilk günden itibaren yüksek bir disiplin, fiziki yeterlilik ve temel askerlik nosyonuyla tanışır. Yıl içerisinde atış tekniklerinden askeri harekatın yönetimine, harp tarihinden haritacılığa kadar çok geniş bir yelpazede askeri eğitimler veriyoruz. Yaz aylarında ise teoriyle yetinmeyip Harbiyelilerimizin liderlik ve stres altında doğru karar verme yeteneklerini arazide muharebe sahasına en yakın ortamı sağlayarak sürekli test ediyoruz. İçinde bulunduğumuz atış ve tatbikat bölgesinde Harbiyelilerimiz gece-gündüz demeden en zorlu arazi koşullarında harp sanatını öğreniyorlar. Ayrıca, askeri eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak göğüs göğse muharebe, yüzme, temel ve savaş beden eğitimi faaliyetleri ile fiziksel kondisyonlarını en üst seviyede tutuyoruz. Hibrit ortamda harekattan konvansiyonel harbe kadar çağın tüm askeri gereksinimlerini eğitim programlarımıza entegre etmiş durumdayız. Bu süreçte amacımız, yolu Mete Han’dan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘e kadar Türk kahramanlığının yolu olan subaylar yetiştirmektir” dedi.
Harbiyeli, “Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu’nun kapısından içeri girdiğiniz ilk andan itibaren kendinizi çok yönlü ve zorlu bir gelişim sürecinin içinde buluyorsunuz. Burada aldığımız eğitim, sadece akademik müfredatla ya da teorik askeri bilgilerle sınırlı değil; karakterimizi, fiziki kondisyonumuzu ve liderlik vasıflarımızı şekillendiren bütüncül bir sistem. Yıl içinde gördüğümüz muharebe, mekanik nişancılık ve atış, haritacılık ve sevk-idare eğitimlerini yaz aylarında içinde bulunduğumuz atış ve tatbikat bölgesinde uygulamalı olarak icra ediyoruz. Burada yaptığımız eğitimlerde uykusuzlukla, sıcak havayla, zorlu arazi koşullarıyla ve fiziksel yorgunlukla mücadele ederken asıl öğrendiğimiz şey; kriz anında soğukkanlı kalabilmek ve sarsılmaz bir silah arkadaşlığı bağı kurabilmek oluyor. Gelecekteki ilk ve en temel amacım, mezuniyet gününde o şerefli teğmen rütbesini takıp kıtaya çıktığımda bana emanet edilecek Mehmetçiklere en doğru şekilde liderlik edebilmektir. Çağın değişen harp prensiplerini ve teknolojilerini yakından takip eden, entelektüel derinliği yüksek, muharebe sahasında ise gözünü budaktan sakınmayan donanımlı bir subay olmayı hedefliyorum. İlerleyen meslek hayatımda da stratejik seviyede görevler üstlenerek Türk ordusunun gücüne güç katmak ve askerlik yeminime sonuna kadar sadık kalarak vatanıma hizmet etmek en büyük arzumdur” diye konuştu. (DHA)
Bir yanıt yazın