Yeni nesil, “buzdolabı gerektirmeyen” aşı üretim yöntemi, düşük ve orta gelirli ülkeler için daha güvenilir bağışıklama sağlayarak aynı zamanda israfı azaltma potansiyeline sahip.
Mevcut durumda, üretilen tüm aşıların büyük bir yüzdesi, “soğuk zincir” olarak bilinen, üretimden son kullanıma kadar sıcaklık kontrollü saklama sürecinin ihlal edilmesi nedeniyle çöpe atılıyor. Bu durum, yüksek gelirli ülkelerde bile sorun yaratırken, yıl boyunca daha yüksek sıcaklıklara sahip olan ve bağışıklamanın milyonlarca insan için yaşamla ölüm arasındaki farkı oluşturduğu düşük gelirli ülkelerde, yetersiz kırsal sağlık altyapısı, sınırlı buzdolabı ve elektrik erişimi nedeniyle çok daha büyük bir sorun teşkil ediyor.
Aşıların taşınması ve saklanması için daha iyi bir çözüm arayan Birleşik Krallık Ulusal Sağlık ve Bakım Araştırma Enstitüsü (NIHR), “dirilen bitki” olarak bilinen, yağmur yağına kadar aylarca cansız kalan ancak sonra tekrar hayata dönen bir bitkiden ilham alarak geliştirilmiş, toz bazlı bir aşı ürünü test ediyor.
Tozun, yapılan testlerde bir yıl boyunca stabil ve kullanılabilir kaldığı gösterildi; suya eklendikten sonra ise çoğu diğer aşının çöpe atılması gereken zamandan çok daha uzun süre enjekte edilebiliyor. Ayrıca, sadece oda sıcaklığında değil, aynı zamanda bir uç kargo bölümünden kırsal Afrika’daki bir kamyonun arkasına taşınırken yaşanabilecek -18°C’den 49°C’ye kadar sıcaklık değişimlerinde bile stabil kaldığı belirtildi.
Bu teknoloji, Afrika ve Güney Amerika’daki kurak iklimlere uyum sağlamış bitkilerin kendi adaptasyonlarından geliyor. Bunlardan biri, hücreleri kuraklık sırasında stabilize eden trehaloz adı verilen bir şeker üretimidir.
NIHR, daha önce sıvı formda olan tetanoz-difteri aşısını toz haline getirmek için bu şekerin aynısını kullandı.
Buzdolabı gerektirmeyen aşıyı geliştiren şirketlerden biri olan Stablepharma tarafından yürütülen bir denemede 60 kişiye uygulanan aşı, güvenli ve iyi tolere edildiği gibi, şu anda kullanılan sıcaklık kontrollü aşılara benzer bağışıklık yanıtları oluşturduğu bulundu.
Daha büyük bir deneme olan 160 kişilik gruba yönelik çalışmalar önümüzdeki aylarda başlayacak. Söz konusu aşı zaten insan kullanımı için onaylanmış durumda; bu da potansiyel bir ticarileşme için atılması gereken birkaç adımın kalması anlamına geliyor.
BBC‘nin haberine göre, yeni nesil mRNA aşıları bu trehaloz toz saklama yöntemine uygun olmayabilirken, daha geleneksel formüle sahip aşılar ve bazı ilaçlar (monoklonal antikorlar gibi) bu yöntemi kullanabilir.
Bu akıllı yeniliği aşı geliştirme alanında çalışan arkadaşlarınızla paylaşın…
Kaynak: Goodnewsnetwork
Bir yanıt yazın