Avustralya’nın tüketici fiyatları endeksi, Ağustos’ta yıllık bazda %4’e çıkarak Temmuz’daki %3,5 seviyesinin üzerine çıktı ve Merkez Bankası‘nın (RBA) rakamlar açıklanmadan bir gün önce faiz artışı kararı almasını haklı çıkardı. Ancak bu görünür rakamın altında, yeni bir faiz artışı gerekçesi yeterince güçlü görünmüyor: Volatil öğelerden arındırılan temel enflasyon bir yıl önceki gibi %3,6’da sabit kaldı.
Avustralya İstatistik Kurumu (ABS), artışın yüksek petrol fiyatlarıyla sürüklendiğini belirtti. Yıllık fiyat baskıları yalnızca akaryakıt istasyonlarıyla sınırlı değildi: İnşaat maliyetlerinin artmasıyla maliyetleri artan konut giderleri %5,7 oranında yükseldi; eğitim %4,7; gıda ve alkolsüz içecekler ise Ağustos’a kadar olan dönemde yıllık %3 artış gösterdi.
RBA’nın erken karar verme zorunluluğu
Futbolda penaltıyı kurtarmaya çalışan kaleci, topun nereye gideceğini tam olarak görüp bekleyemez; o zaman için çok geçtir. Genellikle topa dokunulmadan önce sola ya da sağa atlamak zorundadır. Doğru seçerse kahraman olabilir, yanlış seçerse top zıt köşeye dalarken çimlere serilmiş halde kalır.
RBA da Salı günü neredeyse aynı pozisyonda bulundu. Faiz kararı, İstatistik Kurumu’nun Ağustos enflasyon rakamlarını açıklamasından bir gün önceydi. Merkez bankasının, ABS enflasyon rakamlarını yayımlamadan önce faiz artışı yapması gerekip gerekmediğini belirlemesi gerekiyordu.
RBA, yeni rakamlar ABS tarafından toplanırken enflasyonun güçlü kalacağını varsayarak bu yıl dördüncü kez faiz artışı yapmaya karar verdi.
Bu karar çoğu durumda haklı çıkardı.
Akaryakıt fiyatları hâlâ yüksek
Ağustos’taki fiyat artışlarının büyük bir kısmı petrolden geldi. Otomotiv yakıt fiyatları tek ayda neredeyse %15 oranında yükseldi; bu artış büyük ölçüde Orta Doğu’daki çatışma nedeniyle küresel petrol fiyatlarının artmasına ve hükümetin kalan akaryakıt vergisi indiriminin kaldırılmasına bağlıydı.
Akaryakıt fiyatlarındaki oynaklık yaygındır. Aslında merkez bankaları genellikle enerji fiyatlarındaki değişiklikleri görmezden gelir; çünkü tek bir ayda yaşanan keskin bir artış, bir ya da iki ay sonra aynı kolaylıkla geri dönebilir.
RBA’yı daha çok endişelendiren şey, bu ilk fiyat artışlarının ekonomiye yayılıp yayılmadığı ve yerel üretim mal ve hizmetlerinin fiyatlarında kalıcı bir yükselişe dönüşüp dönüşmediğidir.
Bu ölçümlere göre, Ağustos rakamları daha endişe verici değildi. Petrol ve taze gıda gibi volatil bileşenler çıkarıldığında, fiyatlar ay boyunca düz kaldı.
Temel enflasyon sabit kaldı
Yerel kaynaklı fiyat baskılarını yakalamayı amaçlayan ölçümler, görünür rakamın ima ettiği kadar güçlü bir ivme göstermedi.
RBA’ın temel enflasyona yönelik tercih ettiği ölçümlerden biri olan “trimmed mean” (dış değerler hariç tutulan ortalamaya dayalı) enflasyon oranı da Ağustos’ta yavaşladı. Trimmed mean, her ay olağan dışı büyük fiyat artışlarını çıkararak temel trendi daha iyi gösteren bir gösterge sağlar.
Yıllık trimmed mean enflasyonu Ağustos’ta %3,6 oranında değişmedi; hâlâ RBA’ın %2-3 hedefinin rahat üstünde olsa da, önemli olanı, Haziran ve Temmuz aylarındakinden daha yüksek olmamasıydı.

Bir tek kırlangız yazı yapmaz. Görünür rakamların altında sabit bir temel okuma, Avustralya’nın enflasyon sorunun çözüldüğünü ilan etmek için kesinlikle yeterli değildir.
Ancak %4’lük bir görünür enflasyon oranı da temel enflasyonun aniden tekrar kötüleştiği anlamına gelmez.
RBA için bu ayrım, biraz sabır göstermeyi haklı çıkarmaya yeterli olabilir.
Banka bu yıl zaten faizleri dört kez artırdı ve bu artışların ekonomiye yansıması zaman alır.
Kalıcı yerel fiyat baskılarıyla daha sıkı ilişkili olan enflasyon ölçümleri yavaşlamaya devam ederse, RBA Eylül’deki artışı Kasım’daki başka bir artışla takip etmek yerine, önceki artışların ekonomiye nasıl yansıdığını beklemeyi tercih edebilir.
Kasım’da ne olacak?
RBA’ın bir sonraki toplantısı 3 Kasım, Melbourne Cup Günü’nde yapılacak. Bundan önce, emek pazarına dair bir okuma ve yeni bir enflasyon rakamı alacak.
Bu iki açıklama, RBA’nın Eylül’deki artışı bir faiz artışıyla takip edecek mi yoksa faizleri sabit tutacak mı kararı için merkezde yer alacak.
Daha güçlü bir enflasyon okuması ya da işsizlik oranındaki yeni bir düşüş, yeni bir faiz artışını masaya yatıracak. Ancak temel enflasyon yavaşlamaya devam eder ya da işsizlik tekrar yükselirse, RBA Eylül’deki artışın şu an için yeterli yaptığını düşünüp faizleri değiştirmeden bırakabilir.
