Australia Bilim, Teknoloji ve Dijital Ekonomi Yardımcı Bakanı Andrew Charlton, hükümetin yapay zeka (AI) şirketlerini katı “risk yönetimi” süreçlerini işletmeye zorlayarak düzenlemeyi hedeflediğini açıkladı. Charlton, Sydney’de düzenlenen Yapay Zekanın Düzenlenmesi konulu Trust and Safety Festivali’nde yaptığı konuşmada, bu yaklaşımın şirketlere kendi sistemlerindeki riskleri tespit etme, test etme, raporlama ve yönetme konusunda titiz bir süreç kurma sorumluluğunu yükleyeceğini belirtti.
“Sistem düzenlemesi” olarak adlandırılan modelde, şirketlerin risk yönetim süreçlerinin işleyişinden sorumlu tutulacağı vurgulandı. Charlton, hükümetin yapay zeka teknolojilerine mutlaka güvenlik önlemleri (guardrails) gerekli olduğunu savunduğunu ve bu konunun Başbakan Anthony Albanese’in yakın zamanda New York’taki ziyaretinde öne çıkardığı temel konulardan biri olduğunu kaydetti.
Sistem düzenlemesi: Neden bu model?
Charlton, “sistem düzenlemesi” yaklaşımının sağlık ve güvenlik, kritik altyapının güvenliği, sistematik bankacılık risklerinin gözetimi ve havacılık güvenliğinin bazı alanlarında kullanıldığını belirtti. Yaklaşımın amacının, her bir tehlikeyi tek tek belirtmeye çalışmadan şirketlerin güvenlik beklentilerini karşıladığını güvence altına almak olduğunu ifade etti.

Hükümet, bu süreçlerin karşılaması gereken standardı belirler ve şirketlerin sağlam süreçlere sahip olduğundan emin olur. Sorun yalnızca “bir şey yanlış mı oldu” değil; aynı zamanda riskleri tespit edip olayların önlenmesine yönelik ciddi bir sistemin var olup olmadığıdır.
Andrew Charlton, Australia Bilim, Teknoloji ve Dijital Ekonomi Yardımcı Bakanı
Bu yaklaşımın sunduğu avantajları savunan Charlton, gönüllü temelli düzenlemenin “teşvik testi”ni geçemediğini kaydetti. Şirketlerin kendi rekabetçi çıkarlarına karşı gönüllü olmaları istenemeyeceğini, trilyonlarca dolarlık çılgın bir yarış ortasında böyle bir beklenti içinde olunup da şirketlerin bunu yapmamasına şaşılması gerektiğini söyledi.
Gönüllü düzenlemenin sınırları
Charlton, detaylı ve kesin kurallar belirlenmesinin nettik sağlayabileceğini ancak teknolojinin bu kadar hızlı ilerlemesi nedeniyle bu kuralların anında güncelliğini yitirebileceğini belirtti. Bu nedenlerle Avustralya’nın, ürün ve hizmetlerini güvenli şekilde geliştirmekten şirketlerin sorumluluk ve hesap verebilirliğini öne çıkaran sistem tabanlı düzenleme yaklaşımlarından çok şey öğrenebileceğini vurguladı.
Bununla birlikte Charlton, tek başına bir düzenleme çerçevesinin yeterli olmayacağını da ekledi. Yalnızca düzenlemeye dayanmanın, kanatları olan bir atın etrafına çit dikmeye benzediğini ve ancak sonrasında bu atın uçabildiği fark edileceğini aktardı.
Hükümet, bu gerçeğin çok farkındadır. Avustralya halkını korumak söz konusu olduğunda düzenleme tek stratejimiz olamaz. Bu yaklaşım hem etki gücü hem de yetkinlikle desteklenmelidir. Avustralya’nın bu teknolojilerin nasıl inşa edildiği ve yönetildiğine dair söz hakkına sahip olması için, yalnızca onların düzenlemesi değil, aynı zamanda bunları ev sahipliği yapması ve kendi topraklarında kurulumasını sağlaması gerekir.
Andrew Charlton, Australia Bilim, Teknoloji ve Dijital Ekonomi Yardımcı Bakanı
Etki gücü ve yerel yetkinlik arayışı
Dünya görüşünden düzenlemenin tek çözüm olamayacağını belirten Charlton, etki gücü açısından yurt dışında barındırılan teknolojilerin, Avustralya’nın kendi içinde geliştirmeye katkı sağladığı teknolojiler kadar etkili biçimde düzenlenemeyeceğini dile getirdi. Bu durumun, Avustralya’nın yapay zeka güvenliliği konusunda masada bir role sahip olması ve bu alanı ulusal çıkarlarına göre şekillendirmesi önemini ortaya koyduğunu kaydetti.
