Almanya Entegrasyon ve Göç Araştırmaları Merkezi’nin (DeZIM) yürüttüğü yeni bir araştırma, göçmen kökenli Almanların siyasi partilere olan ilgisinin azaldığını gösterdi. Araştırmaya göre, göç kökeni olan seçmenler, ülkenin yerleşik sakinlerine göre siyasi partilere daha mesafeli yaklaşıyor. 15 Aralık 2023-15 Mart 2024 ve 15 Aralık 2024-15 Mart 2025 dönemlerinde yapılan anketlerde toplam 2 bin 467 kişiyle görüşüldü. Katılımcıların 2 bininin göç geçmişi bulunmazken, 185’inin ise Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türkiye kökenli olduğu belirtildi. Anket, doğrudan hangi partiye oy verileceği sorusu yerine, bir partinin ne kadar “oy verilebilir” olduğunun değerlendirilmesini amaçladı.
Araştırma sonuçlarına göre, göçmen kökenli Alman seçmenler arasında belirli bir partiyi “tercih edilebilir” bulanların oranı, 2024/2025 kış döneminde, önceki yıla kıyasla belirgin ölçüde düştü. Bu durum, özellikle Türkiye, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Afganistan veya Pakistan kökenli seçmenlerde daha belirgindi.
Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri göç kökenliler arasında destek kaybetti. Bir önceki dönemde bu oran yüzde 67 iken, son ankette sadece yarısı Hristiyan Birlik’e oy vermeyi düşünebileceğini belirtti. Ayrıca, Sosyal Demokrat Parti (SPD) desteğinin de azaldığı görüldü; bir önceki dönemde bu oran yüzde 71 iken, şimdi yüzde 60’a düştü. Muhalefetteki Sol Parti (Die Linke) de göç kökenli seçmen desteğinde azalma yaşadı.
Eski Sovyet ülkelerinden gelenlerde ise İslam ve göç karşıtı aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) karşılık buluyor. Genel olarak göçmen kökenli seçmenler arasında, iki ebeveyni de doğuştan Alman olan seçmenlere kıyasla daha az destek gören AfD, Rusya veya eski Sovyetler Birliği kökenli katılımcılar arasında bir istisna oluşturuyor. Bu gruptan daha fazla kişi, diğer göçmen kökenlilere oranla AfD’ye daha sıcak baktığını belirtti.
Araştırmada, ebeveynlerinden en az biri Alman vatandaşı olarak doğmamış kişilerin çocukları “göçmen kökenli” olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, göç geçmişinin parti tercihindeki faktörlerden sadece biri olduğunu hatırlatıyor ve cinsiyet, yaş, eğitim durumu ve gelir gibi faktörlerin de en az göç geçmişi kadar önemli olduğunu vurguluyor.
SPD, göçmen kökenli seçmenler ve çocukları arasında hala en yüksek oy potansiyeline sahip parti konumunda. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ise az farkla seçilebilir partiler sıralamasında ikinci sırada yer alıyor. AfD ise, tüm katılımcı gruplar içinde en fazla reddedilen parti oldu.
Uzmanlar, bu sonuçların siyasi partilerin entegrasyon politikalarını gözden geçirmesi için bir fırsat sunduğunu belirtiyor. dpa,epd / ETO,MUK
Bir yanıt yazın