Kanada’da karbondioksit emisyonlarının neredeyse dörtte biri ulaşımı sektöründen kaynaklanırken, Vancouver Metropol bölgesinde bu oranın yaklaşık yüzde 40’ını ulaşım oluşturuyor. Araştırmacıların yeni çalışması, bisiklet ve scooter paylaşım sistemleri olarak bilinen paylaşımlı mikroulaşım programlarının, özellikle yoğun kentsel alanlarda kısa yolculukları araç kullanımıyla değiştirerek emisyonları azaltmada önemli potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor. Kanada’daki şehirlerin daha yeşil, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ulaşım sistemi yaratma hedefi doğrultusunda bu programların gerçek etkisi, yalnızca mevcut bisiklet sayısı değil, araç yolculuklarını ne sıklıkla değiştiriyor oldukları belirliyor.
Kanada’da ulaşımın yarattığı sorunlar yalnızca karbondioksit emisyonlarıyla sınırlı değil; kentsel hava kirliliği, yaya kenarında yaşayanların toksik kirleticilere maruz kalması, trafik, yoğunluk ve yol güvenlik riskleri de bu sorular arasında yer alıyor. 2015 yılında ulaşım kaynaklı hava kirliliği Kanada’da bin 200’ün üzerinde erken ölümle ilişkilendirilmişti.
Vancouver Örneğinde Paylaşımlı Mikroulaşım
Araştırmacılar, paylaşımlı mikouluşımın emisyonları ne kadar azaltabileceği ve kentsel ulaşım seçeneği olarak daha geniş potansiyelinin ne olduğu sorularını yanıtlamak için Vancouver’daki bisiklet paylaşım programına yöneldi. Şehrin toplu taşıma işletmecisi TransLink’in yürüttüğü yolculuk günlükleri anketini kullanarak araç kullanımı seçimi davranışlarını inceledi ve gerçek bisiklet paylaşım yolculuklarından elde edilen verileri birkaç ulaşım ve emisyon modeliyle birleştirdi.
Araştırma sonuçlarına göre, Vancouver’daki günlük yolculukların yaklaşık yüzde 29’u araç sürücüleri tarafından, yaklaşık yüzde 7’si ise kişisel bisiklet veya bisiklet paylaşım sistemleri tarafından yapılıyor. Çalışmadaki kısa işgidiş yolculuklarının ortalaması yaklaşık iki kilometreyken, çok daha uzun eğlence yolculukları 10 kilometre civarında bir mesafeye sahipti. Elektrikli bisiklet (e-bisiklet) yolculukları her iki gurupta da biraz daha uzun olma eğilimindeydi.
Vancouver Büyükşehir Belediyesi’nin anketine göre, tüm günlük yolculukların yaklaşık yüzde 11’i bisikletle gidilebilir ancak yürünemez olarak sınıflandırılıyor; yani yürümek için çok uzun ama bisikletle pratik bir mesafe içinde olan yolculuklar. Bu yolculuklar, bisiklet paylaşımıyla değiştirilmesi açısından özellikle umut verici bir potansiyel sunuyor.
Araştırmacıların analizi
Bisiklet paylaşımının çevresel faydasını anlamanın en iyi yolu, onu sıradan fosil yakıtlı bir araca kullanımla karşılaştırmaktır. Araştırma, mevcut kullanım düzeylerinde aynı yıllık egzoz emisyonu azalmasını sağlamak için kaç paylaşımlı bisiklete ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, yaklaşık 18 paylaşımlı bisikletin tek bir aracın kaldırılmasından kaynaklanan karbondioksit veya toksik egzoz parçacıkları faydasıyla eşleşebileğini buldu.

Yoğun Kullanım Gerçek Fırsatı Sunuyor
Araştırmacılar, gerçek fırsatın bisiklet paylaşım sistemini daha yoğun kullanarak elde edildiğini vurguladı. Her paylaşımlı bisiklet daha fazla araç yolculuğunu değiştirdikçe, aynı faydaya ulaşmak için çok daha az bisiklete ihtiyaç kalıyor. Yüksek kullanım senaryolarında örneğin yalnızca yaklaşık 5 paylaşımlı bisikletin tek bir sıradan aracın kaldırılmasından kaynaklanan karbondioksit emisyonu azalmasını sağlayabileceği belirlendi.
Bu açıdan bakıldığında, bisiklet paylaşımının çevresel değeri yalnızca mevcut bisiklet sayısına değil, aynı zamanda araçla yapılması gereken yolculukları ne sıklıkla değiştiriyor olduklarına bağlıdır. Araştırmacılar, paylaşımlı mikouluşımın kentsel ulaşımı karbonsuzlaştırma konusunda büyük bir kullanılmamış potansiyele sahip olduğunu ancak birçok diğer düşük karbonlu stratejinin aksine bunu, tek bir aracı başka bir araçla değiştirmek yerine araç yolculuklarını tamamen ortadan kaldırarak gerçekleştirebileceğini belirtiyor.

Federal hükümet 2035 yılına kadar araç satışlarının yüzde 75’inin elektrikli araçlar (EA) olması hedefini koyuyor. Kanada’nın araç elektrifikasyonunda yeterince hızlı ilerleyip ilerlemediği ve federal hükümetin belirlediği hedeflere ulaşılabilir olup olmadığı ise hâlâ soru işareti altında kalıyor.
Ancak ortada başka önemli bir soruda var: Elektrikli araçlara geçiş gerçekten kent ulaşımıyla bağlantılı tüm sorunları çözebilir mi? Elektrikli araçlar sıradan araçlarla aynı yol alanını kapladığı için yalnızca elektrifikasyon, trafik ve yoğunluk sorunlarını çözmede pek işlev göstermiyor. Ayrıca elektrikli araçlar genellikle fosil yakıtlı modellerinden daha ağırdır ve bu durum yol altyapısı üzerinde ek baskı oluşturuyor.
Araç ve batarya üretimi karbon yoğun olabilir ve Kanada’daki bazı eyaletlerde elektrik üretimi hâlâ kısmen fosil yakıtlara dayanıyor. Elektrikli araçlar ayrıca lastik, fren ve yol aşınmasından kaynaklanan egzoz dışı parçacık emisyonları da üretiyor; bu nedenle trafik kaynaklı hava kirliliği elektrifikasyonla tamamen ortadan kalkmıyor.
Araştırmacıların analizi
Araştırmacılar, Kanada’daki elektrikli araç kullanıcılarının daha fazla sürme eğiliminde olabileceğini de ekliyor. Yine de elektrifikasyona yönelmek, ulaşımı karbonsuzlaştırmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Sorun elektriklenmemiz gerekip gerekmediği değil, yalnızca elektrifikasyonun yeterli olup olmadığıdır.
Araç Kullanımını Azaltma Seçenekleri
Sevindirici taraf, zaten birçok seçeneğin mevcut olması ve bunların mutlaka kişisel araç kullanmayı içermediğidir. Toplu taşıma, paylaşımlı hizmetler, yürüme ve bisiklet gibi aktif ulaşım biçimleri, elektrikli bisiklet ve elektrikli scooter gibi paylaşımlı mikouluşum ve bu modların kombinasyonları özel araç kullanımına alternatif sağlayabilir.
Araştırma ekibi, bisiklet paylaşımının nasıl artırılabileceğini ayrıntılı olarak incelemedi; ancak konuyu sonraki çalışmalarında ele alıyor. Olası stratejiler arasında kullanıcı maliyetlerini düşürmek ve bisiklet paylaşım istasyonları ile toplu taşıma merkezleri arasındaki bağlantıları iyileştirmek yer alıyor.
Şirketler ayrıca çok modlu yolculukların sorunsuz şekilde yapılmasını kolaylaştırmak için toplu taşıma işletmecileriyle koordinasyon kurabilir ve bilet ücretlerini entegre ederek insanların bisiklet paylaşımını kullanma kartıyla ödeybilmelerini sağlayabilir. Hangi çözüm kombinasyonunun en etkili olduğu kanıtlanırsa kanıtlansın, araştırmalar açık bir fırsat işaret ediyor: Bisiklet paylaşımı, kent ulaşimini karbonsuzlaştırma konusunda büyük bir kullanılmamış potansiyele sahip.
