Erzincan’ın Refahiye ilçesinde, kadınlar kendi yetiştirdikleri organik domateslerle kışa hazırlık yapıyor. Bakır kazanlarda odun ateşinin sıcaklığında saatlerce kaynatılan domatesler, hem lezzetli bir menemenin hem de uzun ömürlü bir salçanın ana malzemesini oluşturuyor. Bu geleneksel yöntemle hazırlanan yiyecekler, sadece sofraları değil, aynı zamanda bölge ekonomisini de destekliyor.
Refahiye’nin kırsal kesimlerinde yaşayan kadınlar, tarla ve bahçelerinde yetiştirdikleri domatesleri, imece usulüyle bir araya getiriyor. Bu dayanışma ruhuyla hazırlanan menemen konservesi ve salça, kış aylarında sofraların vazgeçilmezi oluyor. Saliha Özmen gibi deneyimli kadınlar, yıllardır bu geleneksel yöntemle domatesleri kaynatarak, hem lezzetli bir yiyecek elde ediyor hem de ailelerinin ihtiyaçlarını karşılıyor.
Özmen, domateslerin seçimi ve hazırlanış sürecine büyük önem veriyor. “Domatesler olgunlaşmış ve taze olmalı”, diyor. Domatesleri yıkadıktan sonra kabuklarından ayırıyor ve bakır kazanda odun ateşinde saatlerce kaynatıyor. Bu işlem sırasında, domatesin özü yoğunlaşıyor ve ortaya çıkan salça, hem lezzetli hem de besleyici bir ürün oluyor. Özmen, menemenin yanı sıra, tarhana, erişte ve kuşburnu marmelatı gibi farklı yiyecekleri de aynı yöntemle hazırlıyor. “Bu yiyecekler, kış aylarında ailemize yeterli ve sağlıklı beslenmeyi sağlıyor”, şeklinde ekliyor.
Refahiye’deki kadınlar, sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda yöresel ürünlerini pazarlarla da buluşturuyor. Hazırladıkları salça, özellikle yerel pazarlarda yüksek fiyatlarla satılıyor. Suna Özden gibi diğer kadınlar da benzer yöntemlerle domatesleri işleyerek, hem ailelerine ek gelir elde ediyor hem de bölgenin ekonomisine katkıda bulunuyor. “Kışın sabahları erkenden kalkıp domatesleri topluyoruz”, diyor Özden. “Sonra komşularımızla birlikte salça yapıyoruz ve kilosu 400-500 lira arasında alıcı buluyor. Bu, hem ailemize hem de bizlere iyi geliyor”
Refahiye’deki bu kışlık mesai, sadece yiyecek hazırlamakla sınırlı değil. Aynı zamanda kadınların dayanışmasını ve bölgenin kültürel mirasını da temsil ediyor. Yıllar boyunca süren bu gelenek, Refahiye’nin kimliğini oluşturuyor ve gelecek nesillere aktarılmaya çalışılıyor.
Bir yanıt yazın