KIBRIS’TA LİDERLER ZİRVESİ: ERHÜRMAN VE HRISTODULIDİS’TEN HAFTADA BİR GÖRÜŞME KARARI
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çabaların yeniden canlanmasıyla, haftada bir kez bir araya gelme konusunda anlaşmaya vardı. Bu önemli adım, uzun süren atalet sonrası Kıbrıs’taki diyalog sürecinde umut ışığı yaratarak, uluslararası arenada dikkatleri bölgeye çekiyor.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adadaki liderlerle gerçekleştirdiği bu görüşme, özellikle yoğun bir dönemde, taraflar arasında güven oluşturma ve müzakerelerin yeniden başlatılması amacıyla yapıldı. Guterres, Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik yeni bir girişim başlatırken, Yunanistan, Türkiye ve İngiltere’yi bir araya getirecek bir müzakere süreci düzenleme hedefinde.
Ancak Guterres, yeni bir zirvenin sonuç alınmadan düzenlenmesini istemediğini vurgulayarak, kapsamlı görüşmeler öncesinde yeterli hazırlık yapılması ve taraflar arasında güven oluşturulması gerektiğini belirtmişti. Bu yaklaşım, Kıbrıs sorununun karmaşık doğasını ve çözüm sürecinin hassasiyetini göz önünde bulundurarak, daha sağlıklı bir zeminde ilerlemeyi hedefliyor.
2017’deki Crans-Montana Konferansı sonuçsuz kalmıştı
Kıbrıs sorununa çözüm arayışının en kapsamlı girişimlerinden biri olan Crans-Montana Konferansı, 2017 yılında BM himayesinde İsviçre’de gerçekleştirildi. Görüşmelerin temel hedefi, adanın iki toplumlu ve iki bölgeli federal bir yapı çerçevesinde yeniden birleşmesini sağlayacak kapsamlı bir anlaşmaya ulaşmaktı.
Müzakerelerde güvenlik ve garantiler, Türkiye’nin garantörlük statüsü ve adadaki Türk askerlerinin geleceğinin yanı sıra toprak, mülkiyet, yönetim ve güç paylaşımı ile dönüşümlü başkanlık gibi başlıklar ele alındı. Taraflar bazı konularda ilerleme kaydetse de özellikle güvenlik ve garantiler ile siyasi eşitlik konusunda ortak bir zemine ulaşamadı.
BM Genel Sekreteri Guterres, 7 Temmuz 2017’de konferansın anlaşmaya varılamadan sona erdiğini açıklamıştı.
Kıbrıs sorunu
1974’teki gelişmelerin ardından fiilen ikiye bölünen Kıbrıs’ta BM gözetimindeki siyasi süreç uzun süredir durağan seyrediyordu. Son aylarda artan temaslar, taraflar arasında güven artırıcı adımların yeniden gündeme gelmesine yol açmıştı.
Şu anki temaslar ağırlıklı olarak ‘güven artırıcı önlemler’ ve teknik hazırlıklar üzerine yoğunlaşsa da birçok kesim bu adımları yıllar süren ataletin ardından özlü bir diyaloğa dönüş yolunda ciddi bir çaba olarak nitelendiriyor. Güney tarafı, tüm toplumların haklarına saygı duyan, şeffaf ve kalıcı bir müzakere sürecinin yeniden başlaması için Birleşmiş Milletler’in resmi katılımı ve denetiminin önemini vurguluyor.
Bu diplomatik girişimler, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler dahil olmak üzere uluslararası ortakların yakından takip ettiği geniş bir çerçevede yürütülüyor. Temel amaç, bölgedeki gerilimi önlemek ve sürdürülebilir bir çözümü desteklemek.
Kıbrıs, 1974’teki Yunanistan destekli darbe girişiminin ardından Türkiye’nin adanın kuzeyini işgal etmesiyle ikiye bölünmüştü. Güneyde yer alan Kıbrıs Cumhuriyeti uluslararası alanda tanınan ve AB üyesi olan tarafken, kuzeydeki devlet ise yalnızca Türkiye tarafından tanınıyor.
BM, 1964 yılından bu yana Kıbrıs’ta barışı koruma gücü bulunduruyor.
Kaynak: Euronews
Bir yanıt yazın