Küresel olarak 10 yaşın altındaki çocukların %40’ından fazlası, iklim değişikliği nedeniyle yılda en az 20 ek “ısı stresi” günü yaşıyor. Bu durum, yayınlanan yeni bir araştırmada ortaya kondu. Araştırma, iklim modellerini demografik verilerle birleştirerek, hangi yaş gruplarının ve bölgelerin en çok sıcak ve nemli günlere maruz kaldığını değerlendiriyor.
Araştırmaya göre, dokuz yaşına kadar olan çocuklar, diğer herhangi bir yaş grubuna kıyasla iklim değişikliği nedeniyle daha fazla ek ısı stresi günüyle karşılaşıyor. Güney Asya, Güneydoğu Asya ve Batı Afrika’nın, çocuklarda tehlikeli seviyelerde nemli sıcaklığa maruz kalma konusunda en yüksek oranlara sahip olduğu belirtiliyor. Bunun nedeni, bu bölgelerin hızla nüfus artışı gösteriyor olması ve genç çocukların oranının yüksek olması.
İklimin ısınmasıyla birlikte, çocuklar diğer yaş gruplarına göre daha fazla ısı stresine maruz kalacak. Araştırmanın yazarı, bulguların iklim adaleti tartışmalarında önemli bir rol oynayacağını vurguluyor ve gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların “geçmişteki sera gazı emisyonlarına en az katkıda bulunduğunu” belirtiyor.

Yüksek sıcaklıklar ölümcül olabilir. Örneğin, 2026 yazında Avrupa’yı vuran sıcak hava dalgaları, on binlerce “beklenmedik ölüme” bağlanmıştı. Daha önce yapılan bir araştırmada, 21. yüzyılda doğan çocukların, ebeveynleri ve büyükleriyle kıyaslandığında daha fazla aşırı hava olayıyla karşılaşacağı belirtilmişti.
Araştırmanın sonuçlarına göre, “düşük enlem” ülkelerinde yaşayanlar daha fazla ek ısı stresi günü yaşıyor. Örneğin, Fildişi Sahili’nde yaşayanların her yıl 112 ısı stresi günü yaşadığı ve bunun yarısının insan kaynaklı iklim değişikliğinden kaynaklandığı belirtiliyor. Almanya’da ise bu sayının ortalama 0.1 gün olduğu ve bunun da büyük ölçüde insan kaynaklı iklim değişikliğinden kaynaklandığı ifade ediliyor.
Araştırmanın yazarı, Avrupa’daki sıcaklıkların genellikle daha düşük olması nedeniyle bu sayının beklenenden daha düşük olabileceğini açıklıyor. Ayrıca, kullanılan verilerin “şehirlerdeki ısı adası etkisini” tam olarak yansıtmadığını ve bu nedenle yerel düzeydeki ısı stresinin tahmin edilmesinde eksiklikler olabileceğini belirtiyor.

Ekstra ısı stresi günleri yaşayanlar arasında çocuklar en yüksek oranda bulunuyor. Bunun nedeni, dünya genelinde daha fazla genç insanın olması ve Afrika ile Asya’daki ülkelerde nüfusun hızla artması. Bu durum, özellikle yaşlı nüfusa sahip olan Kuzey Yarımküre ülkelerine kıyasla belirgin bir fark yaratıyor.
Araştırmada ayrıca, 1.5 derece ve 2 derece daha sıcak bir dünyada bile çocukların ısı stresine maruz kalma oranının artacağı belirtiliyor. Bu durum, iklim değişikliğinin etkilerinin gelecekte daha da belirgin hale geleceğini gösteriyor.
Araştırmanın sonuçları, iklim adaleti, çocuk hakları ve kuşaklar arası eşitlik konularında önemli tartışmalara yol açabilir. Ancak, bazı uzmanlar, yaşlıların sosyal koşulları nedeniyle daha savunmasız olabileceğini ve Avrupa gibi “ısıya adapte olmayan” bölgelerde yaşayanların risk altında olduğunu belirtiyor.

Araştırmanın yazarı, haberlerde sıcak hava dalgalarının genellikle daha zengin ülkelerdeki durumlara odaklanıldığını ve Afrika’daki durumların yeterince temsil edilmediğini vurguluyor. Bu durumun, iklim değişikliğinin etkilerinin daha geniş bir perspektifle anlaşılmasına katkıda bulunabileceğini belirtiyor.
Pietroiusti, R. et al. (2026) Age-specific exposure to human-induced increases in humid heat, Science Advances, doi:10.1126/sciadv.aeb3232
Kaynak: Carbon Brief
Bir yanıt yazın