Avustralya’nın Victoria eyaletinin güneydoğusunda, yerel saatle sabah 02.00’den kısa bir süre sonra Arawata yakınlarında 4,8 büyüklüğünde deprem yaşandı. Depremin odak noktası Melbourne’ün yaklaşık 100 kilometrekuzeydoğusu ve Korumburra’nın ise yaklaşık altı kilometrekuzeydoğusunda yer alıyor. Sarsıntı sadece bölgede hissedilmekle kalmayıp, eyalet genelinde yayıldı ve Shepparton, Ballarat ile Warrnambool gibi uzak noktalarda bile birçok kişiyi uykudan uyandırdı.
Depremin odak bölgesine en yakın yaşayanlar güçlü bir patlama sesi duyduklarını bildirdi. Bu tür sesler yalnızca depremin tam merkezinde, sismik enerjinin yeryüzüne ulaştığı bölgelerde ortaya çıkar. Aynı zamanda evlerin ve pencerelerin sallandığı, ağaçların ileri-geri hareket ettiği bildirildi. Geoscience Australia’ya (Jeoloji Avustralya) birkaç saat içinde 21.000’i aşkın rapor ulaşırken, depremi takip eden yüzlerce artçı sarsıntı kaydedildi; bunların çoğu hissedilemeyecek kadar küçüktü.
Bölgenin sarsıntılı geçmişi
Avustralya’da depremler her yerde olabilsde, Victoria’nın Gippsland bölgesi diğer pek çok yere göre daha fazla sismik aktivite gösteriyor. Son 100 yıl içinde Arawata’daki depremle aynı ya da daha büyük yaklaşık on deprem yaşandı; bu da ortalamada on yılda bir meydana geldiği anlamına geliyor, ancak bunlar zaman içinde her eşit aralıklarla olmadı.
1969 yılında Boolara yakınlarında birkaç günlük bir süre içinde 5,0 ve 5,3 büyüklüğünde iki orta düzeydeprem yaşandı; aynı bölge 2000 yılında da 5,0 büyüklüğünde bir depreme sahne oldu. 2012’de Moe yakınında 5,4 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Bu depremden kaynaklanan ciddi yaralanma bildirilmesede, aynı büyüklükte olan 1989 Newcastle depreminde tragik biçimde bir bina çökmesi sonucu 13 kişi hayatını kaybetti.
Korumburra-Arawata bölgesindeki son gelişmeler
Korumburra-Arawata bölgesi, hafta sonu yaşanan depremlerden önce de çeşitli depremlere sahne oldu. 2009 yılında 4,6 büyüklüğünde bir deprem yaşandı ve yaklaşık iki hafta sonra benzer büyüklükte bir deprem daha kaydedildi. O günden bu yana yerel halk yılda ortalama iki deprem hissediyor; bunlar arasında 2011 yılında geniş çapda hiss edilen 4,4 büyüklüğünde bir deprem de bulunuyor. Bu süre içinde çok daha fazla deprem kaydedilsede, bunların çoğu hissedilemeyecek kadar küçüktü.
Bu durum bölgenin oldukça sarsıntıya eğilimli olduğunu gösteriyor; ancak bu durum Yeni Zelanda’daki (Aotearoa) depreme çok yatkın bölgelerdekiyle aynı nedenden kaynaklanmıyor.
Depremler nasıl gerçekleşiyor?
Dünyadaki depremlerin çoğu tektonik levha sınırları yakınında, Yeni Zelanda, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri’nin batısı gibi bölgelerde meydana gelir. Burada depremler, tektonic levhaların birleştiği yerlerdeki devasa kuvvetler nedeniyle sık sık görülür.
Avustralya tektonik bir levhanın oldukça iç kısmında ve kenarlarından uzakta bulunmasına rağmen, kıta hala uzak levha sınırlarındaki büyük kuvvetlerden etkileniyor; örneğin doğuda Yeni Zelanda, kuzeyde ise Endonezya ve Papua Yeni Ginea üzerinden. Bu gerilmeler levha boyunca yayılır ve birikir. Gerilme çok fazla hale geldiğinde, kabuk içindeki zayıflık bölgeleri olan faylar boyunca aniden serbest bırakılır. Bu serbest bırakılma ve fayın kırılması, deprem olarak hissettiğimiz şeydir.

Bölgenin jeolojik yapısı
Korumburra-Arawata bölgesi ve dolayısıyla tüm Gippsland bölgesi, birkaç jeolojik faya bilinir. Burada 100 milyondan fazla önce, yer kabuğunun genişleyerek Gippsland Havzasını oluşturması sırasında bu faylar buna uyum sağladı.
Daha yakın zamanlarda, son 5-10 milyon yıl içinde, bu faylar kabukta sıkışma adı verilen bir geri kuvvetten dolayı yeniden aktif hale geldi. Bu durum yukarı doğru yükselme (yer yüzeyinin yukarı kalkması) ve dağ oluşumuna yol açtı.
Sabah saatlerindeki gibi depremler, bu tüm kuvvetlerle ilişkili gerilmenin bir serbest bırakılmasıdır. Faylar, son kabuk deformasyonunu karşılayanlardan bazıları jeolojik olarak genç anlamına gelen “neo-tektonik” olarak adlandırılır.
Gippsland Havzası’ndaki jeolojik çalışmalar
Gç faylar ve geleceğe dair araştırmalar
Gippsland Havzasındaki bazı fayların çoğunu henüz incelemediğimiz için, bu neo-tektonik faylar hakkında çok az şey biliyoruz. Çalışılmış olan bir fay Waratah Fayı; Foster’dan Walkerville yakınlarında denize doğru uzanan, yaklaşık 37 kilometre uzunluğunda ve kuzeydoğu yönünde bir fayedir.
Bu fayın son 125.000 yıl içinde yüzeyi kıran büyük bir depreme sahne olduğu jeolojik kanıtlar var. Bu kanıtlar, aynı zamanda bu fayın tamamı boyunca olan kırılmanın yaklaşık 7,0 büyüklüğünde depremler üretebileceğini de gösteriyor. Bu boyuttaki depremler Avustralya’da nadirdir ve daha küçük depremlerin çok daha olası olması bekleniyor.
Sabah saatlerindeki depreme ait artçı sarsıntılar şu ana kadar, Gippsland bölgesindeki bilinen neo-tektonik fayların çoğuyla aynı yönde diziliyor gibi görünüyor; ancak bu son depremleri üreten fayın hangisi olduğu henüz bilinmiyor. Hatta bunların daha önce bilinmeyen bir fadan da kaynaklanması mümkün; Melbourne’ün yaklaşık 120 kilometrekuzeydoğusunda gerçekleşen 2021 Woods Point (5,9 büyüklüğünde) depreminde durum böyleydi.
Deprem jeologları, bölgedeki deprem riskini daha iyi anlamak için önümüzdeki yıllarda Gippsland Havzasındaki ek fayları incelemeyi planlıyor. Sabah saatlerindeki depreme ait artçı sarsıntilerin bir sonraki birkaç gün ile hafta içinde devam etmesi bekleniyor; genel olarak bu depremler zamanla büyüklük ve sıklık açısından azalacak.
Ancak tüm artçı sarsıntı dizilerinde olduğu gibi, benzer ya da daha büyük büyüklükte bir depremin gerçekleşme ihtimali hala mevcut.
