Kanada merkezli kâr amacı gütmeyen bir halka açık performans hakları kuruluşu olan SOCAN (Composers, Authors and Music Publishers of Canada), Amerikan yapımı genAI müzik üretimi platformu Suno’yu, telif hakkı ihlaliyle ilgili olarak Kanada mahkemelerinde dava etti. Kuruluş, Joni Mitchell, The Weeknd ve The Tragically Hip gibi Kanadalı sanatçıların eserlerini izinsiz ve tazminatsız biçimde kopyaladığı iddia edilen 150 Suno şarkısını örnek gösterirken, davayla birlikte hem telif hakkı yasalarına uyumun sağlanması hem de sanatçıların eserlerinin nasıl kullanılacağına dair söz sahibi olmaları talebi getirildi. Dava, ABD merkezli teknoloji şirketlerinin müzik endüstrisini giderek daha fazla şekillendirdiği bir dönemde Kanadalı sanatçıların konumu hakkında sorular da yükseltiyor.
SOCAN’ın sunduğu iddianameye göre kuruluş, her eser için 20.000 dolar ve telif hakkı ihlali için 10 milyon dolar talep ediyor. Bu dava, Suno’ya yönelik son dönemde açılan davalardan biri olarak öne çıkıyor. Başlıca örneklerde Warner, Sony ve Universal gibi büyük plak şirketlerinin başlattığı 500 milyon dolarlık ortak telif hakkı davası yer alıyor; burada Warner’ın ardından Suno ile lisans anlaşması imzaladığını belirtmek gerekiyor. Ayrıca müzisyen Jason Isbell’in önderlik ettiği grup davası, müzik yayıncıları ve plak şirketleri tarafından açılan ayrı davalar da mevcut.
Müzisyenlerin geçim kaynağı risk altında
Sunuların müzik üretimiyle ilgili geniş bir yelpazede sorunlar yaratması, müzisyenlerin geçim kaynaklarını tehdit ediyor. Rapper Cadence Weapon, Canadian Press’e yaptığı açıklamada bugünkü sanatçıların yapay zekaya karşı “varoluşsal bir mücadele” içinde olduklarını dile getirdi. Sanatçı, 129 şarkısının AI müzik üreticilerini eğitmek için kullanılan veri setlerinde bulunduğunu belirtti.
Bu bağlamda geçen yaz Kanada’da çalışan 267 müzisyenle anket gerçekleştirildi. Anket, 2006-2025 yılları arasında Earshot listelerinde yedi veya daha fazla kez yer almış ve Gold plak kazanmış Polaris aday sanatçılarına gönderildi; bazı katılımcılar coğrafi temsil açısından eklenmişti. Toplamda 1.025 müzisyene ulaşılan ankette, Spotify, Live Nation ve Suno gibi şirketlerle ilişkiler de dahil olmak üzere müzik üretimi ve endüstrinin farklı yönleriyle ilgili 26 soru soruldu.
Müzisyenlerin yanıtları
Anket sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 87’si müzik üretiminde yapay zeka teknolojisini olumsuz bir biçimde değerlendiriyor. Ankete katılanlardan biri, genAI araçlarının sanatsal pratiklerde varoluşu ve kullanımıyla “kişisel ve mesleki anlamda rencide olduğunu” ve bu teknolojilerin telif hakkıyla korunan eserlerin çalınmasını teşvik ettiğini belirtti. Bir diğer sanatçı ise yapay zeka araçlarının müzisyenlerin müzikten para kazanma yeteneğini zayılattığını söyledi; biri yapay zekadan “veba gibi kaçındığını” ifade etti.
Ankete katılanların çoğu, yaratıcılıkla Suno gibi bir platformun teşvik ettiği müzik türü arasında net bir çizgi olduğunu ortaya koydu. Bu sanatçı yanıtları, Suno’nun kullanıcılarına pazarlanış biçimini sorgulatıyor. Şirketin son dönemdeki paylaşımlarından biri, tüm insanların müzik yapmanın keyfini yaşatabilecek araçlar inşa ettikleri için minnettar olduklarını vurguluyor.
Anket ayrıca Kanadalı müzisyenlerin belirli araç veya platformları kullanmaya ya da müzik endüstrisinin belirli bir sektöründe baskın büyük şirketlerle çalışmaya zorlandıklarını hissettiklerini ortaya koydu. Bilet satış şirketi Ticketmaster ve konser düzenleyicisi Live Nation ile sanatçı ilişkileri sorulan yanıtlardan biri, katılımcının bu ilişkiyi “bir ilişki ama zorla içine itildiği” biçinde tanımlamasıyla dikkat çekti.
Yayılan yapay zeka üretimi içerik
Müzik alanında yapay zeka, teknolojinin, kültürün ve toplumun geleceğine dair bir mücadele alanına dönüşüyor. Ocak 2026’da Billboard dergisi, ABD’deki müzik dinleyicilerinin büyük çoğunluğunun yapay zekadan üretilen şarkılarla ilgilenmediğini gösteren bir medya tüketim anketine yer verdi. Başka bir ABD merkezli anket, özellikle genç dinleyiciler arasında yapay zeka konusunda artan rahatsızlığı belgeledi.
Müzik alanında yapay zekaya yönelik bu büyüyen soğukluğun bir nedeni de giderek artan maruz kalma. Bu istenmeyen müdahalenin güncel örneklerinden biri, hikayenin yazarlarından birinin YouTube Music dinlerken algoritma tarafından kendisinin seçtiği country-folk sanatçıya benzer ses tonuna sahip bir yapay zeka şarkısıyla karşılaşmasıyla yaşandı.

Bu şarkıyı yüklediği belirtilen YouTuber’ın Lee Vybrony olduğu, çeşitli yapay zeka şarkıları için cinselleştirilmiş kadın avatarları kullandığı ve profilinin 32.000’den fazla aboneye sahip olduğu ortaya çıktı. Vybrony’nin şarkılarından biri olan “Both Sides of Us”, Joni Mitchell’in “Both Sides Now” eserini taklit ediyor gibi görünüyor.

Ticare ve ulusal egemenlik kaygıları
Kanadalı müzisyenler, sanatçılar ve diğer yaratıcılar için mevcut ABD-Kanada ticaret savaşı nedeniyle riskler daha da yükseldi. Tarifeler üzerine yaşanan son çatışma sırasında ABD müzakerecileri, Netflix gibi akış platformlarının Kanadalı içerik yaymasını gerektiren şartların kaldırılmasını talep etti.
Ancak Kanadalı kültürel üretim feda edilmemelidir. Aksine, egemenliğimize yönelik düşmanlık ve kültürümüzü koruma konusundaki tutum, bu yasaları güçlendirmeye ve Kanadalı sanatçıları desteklemeye bir çağrı olmalıdır.
Sanatçının telif hakkına katkısı
SOCAN’ın ve başkalarının sanat eserlerinin sömürülmesini ve madenciliğini durdurma çabalarına ek olarak, müzisyenlerin geçim kaynaklarının korunduğu ve takdir edildiği bir ortam sağlamak için daha geniş bir çözüm yelpazesine ihtiyaç var. Sanatçıların politika yapımına, özellikle de telif hakkı yasalarına yön vermesi önemli.
Akış platformlarında yapay zekadan üretilen müziğin etiketlenmesi gerekiyor. Dinleyiciler, isterlerse bunu filtreleme konusunda güçlendirilmelidir. İdeal olarak kullanıcıların yapay zekadan üretilen müzik için açıkça izin vermesi (opt-in) beklenmelidir.
Online Streaming Yasası’nın, Kanadalı içerik düzenlemelerinin yayın radyosunda başardığı gibi, çevrimiçi ve akış platformlarında belirli bir oranda Kanadalı içerikin dinlenmesi, görüntülenmesi ve tanıtılması gerektirmesi için genişletilmesi gerekiyor.
Sıkı düzenleme ve daha fazla rekabet
Ayrıca Kanada’da inşa edilen ve regüle edilen dijital araçlar ve platformlar için de savunuculuk yapmamız, ayrıca müzik endüstrisinde daha fazla rekabet gerektirmemiz gerekiyor. ABD’de yakın zamanda bir jüri Live Nation ve Ticketmaster’ın tekel olarak hareket ettiği ve hayranları aşırı ücretlendirdiğine karar verdi. Yakında Kanada Tüketici Konseyi, benzer kaygılarla Live Nation’a karşı Kanada’da dava açmak için bir başvuruda bulundu.
Kanada müzik endüstrisindeki konsolidasyonun yabancı şirketler tarafından yalnızca sıkılaştığını belgeledğimiz gibi, Universal, Warner ve Sony kayıt ve yayıncılık pazarında üçlü bir tekel; SiriusXM uydu radyosunda tekel; Google/YouTube, Spotify, Apple ve Amazon ise akış müzik pazarında oligopol oluşturuyor.
Joni Mitchell, 1967’de Kanada’dan ABD’ye göç ettikten birkaç yıl sonra “Eski arkadaşlar artık tuhaf davranıyor” yazmıştı. “Bir şeyler kayboldu” diye yakınıyordu ama “bir şeyler de kazanıldı.” Teknoloji platformlarına ve müzik monopolülerine yönelik stratejik muhalefet yoluyla, Kanadalı müziğin gelişebileceği bir müzik endüstrisi kazanabiliriz.
