İBB Davasında İkinci Celse: Duruşmalarda Neler Yaşandı?
Yazan: BBC News Türkçe
Bildirdiği yer: Londra
Yayın tarihi:
Okuma süresi: 3 dk
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davanın 17 Ağustos’ta başlayan ikinci celsesi devam ediyor.
53’ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı ve Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde görülen davada, dördüncü gününde tutuksuz sanık Erdoğan Göğen, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’ya bir çöp tesisi devri sırasında 1 milyon 250 bin dolar rüşvet sağlama suçlamasını reddetti.
Aykut Erdoğdu’nun avukatı Tuğba Torun, “Firmayı ne kadara devraldınız?” diye sordu. Erdoğan Göğen, “1 milyon 350 bin Euro devir bedeli ödedim. Bu miktara şirketi devralmışken 1 milyon 200 bin dolar rüşvet diye konuşulan rakam benim ticari kafama girmiyor” şeklinde ifade kullandı.
Tutuksuz sanıklar arasında yer alan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, kendisiyle ilgili suçlamada belirtilen tarihlerde, 2023’teki deprem nedeniyle Hatay’da olduğunu ve İstanbul’da bulunmadığını belirtti.
Sanıklardan eski İstanbul Planlama Ajansı (İPA) çalışanı Şehide Zehra Keleş savunmasında, “İBB Hanem ile ilgili suçlandığımı öğrendim. Ne olduğunu polisler anlatamadı, nezaretteki arkadaşlar anlattı” dedi ve hakkındaki örgüt üyesi suçlamasına da itiraz etti.
Keleş’in ardından avukatı Büşra Çakır, müvekkilinin İPA’dan istifa ederken gerekçe olarak maaşının yoksulluk sınırının altında kalmasını gösterdi ve “Suç örgütü üyesi bu sebeple işten ayrılır mı?” diye sordu.
Üçüncü gün: ‘Birisi bir kuyuya taş attı, çıkartmaya çalışıyoruz’
Mahkeme başkanı, tutuksuz sanıkların savunma ve sorgularını Eylül sonunda tamamlamayı planladıklarını, bunun için günde en az 20 kişiyi dinleyeceklerini belirtti.
Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “rüşvet pazarlığı” yaptığı iddia edilen tarihte cezaevinde bulunduğunu ve bu iddiayı reddetti.
Çalık AKP Milletvekili Vahit Kiler’in ağabeyi, tutuksuz sanık Nahit Kiler’e “Ben maddi menfaatim için sizden para istedim mi?” diye sordu. Kiler ise bu soruyu “Benden hiç para istemediniz” şeklinde yanıtladı.
Sanıklardan işadamı Erhan Ünal’a, önceki ifadesinde yer alan “Projede dört daire Hasan İmamoğlu’na devredilmiştir. Karşılığında da ödeme alınmamıştır. Böyle olmuş diyorlar” sözleri soruldu, Ünal “Ortakların olduğu ortamda duydum, bir bilgim yoktur” şeklinde ifade kullandı.
İstanbul Senin uygulamasına dair suçlanan sanıklardan Kobil şirketinin yöneticisi İsmet Koyun, İBB ile çalışmaya başladığı dönemde belediye başkanının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ve Akbil ile e-devlet projelerini yaptığını anlattı.
Koyun, hakkında hazırlanan üç raporda da bilgi sızıntısı bulgusunun yer almadığını aktardı ve ekledi:
“İstanbul Senin programına casusluk programı yüklemişiz. Bunu kim iddia ediyorsa ispatlamak zorunda.
“Birisi bir kuyuya taş attı, çıkartmaya çalışıyoruz. Bu iş casusluğa kadar vardı. Bunu yazan ve yazdıranlar verileri ABD ve Almanya’ya göndermekle suçluyor.
“Böyle bir şey mümkün değil. Bunu yapan adamın gerizekalı ya da manyak olması lazım.”
İkinci gün: ‘Abimden duydum’ ve ‘okumadan imzaladım’
İkinci celsenin ikinci gününde etkin pişmanlıktan faydalanan işadamı Muzaffer Beyaz’a sanıklar tarafından sorular yöneltildi.
Beyaz’ın ifadesindeki bazı şeyleri ağabeyinden duyduğunu söylemesinin ardından mahkeme başkanı, “Mehmet Murat Çalık sizden direkt Hasan İmamoğlu’na daire verilmesi için talepte bulundu mu?” diye sordu.
Beyaz, “Hayır, abimden duydum” dedi ve bu konuları bilmediğini ve kendisine neden sorulduğunu anlamadığını ekledi.
Savcı, çelişkili beyanlarından dolayı Muzaffer Beyaz’ın tutuklanmasını talep etti. Sanık avukatları, tutuklama talebinin ardından Beyaz’ın iradesinin sakatlandığını ve bu koşullarda sorgunun mümkün olmadığını savundu.
Mahkeme heyeti tutuklama talebini oy çokluğuyla reddetti.
Etkin pişmanlıktan yararlanan bir diğer işadamı Furkan Hamzaoğlu da, ifadesinin neden babası Yüksel Hamzaoğlu’nun ifadesiyle kelimesi kelimesine aynı olduğu sorusuna “Babamın ve Oktay Hamzaoğlu’nun söylediği şeyleri söyledim. Normaldir, söylediklerimi onlardan duydum” şeklinde yanıt verdi.
İlk gün: ’30 milyon doların hacmini bilmiyorum’
İkinci celsenin ilk gününde avukat Hasan Fehmi Demir, tutuklu sanıkların bekletildiği bölümde 50 kişiye bir tuvalet düştüğünü ve sanıkların kötü koşullarda yargılandıklarını belirtti.
Avukat Hüseyin Ersöz ise duruşma salonunda tavandan sarkan mikrofonların, salondakilerin kendi aralarındaki konuşmaları kaydetmek için kullanıldığını ve bunun yasal olmadığını söyleyerek bunların kaldırılmasını talep etti.
Avukatların taleplerinin ardından tutuksuz sanıkların savunmalarına geçildi.
Gaziosmanpaşa Belediyesi’ne yönelik yapılan operasyon kapsamında tutuklu, İBB Davası’nda tutuksuz yargılanan sanık Baki Aydöner, tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’ten 30 milyon dolar aldığı iddiasını reddetti.
Aydöner “30 milyon doların hacmini de, arabaya nasıl sığacağını ve nasıl nakledileceğini de bilmiyorum” şeklinde ifade kullandı.
Müzisyen Ercan Saatçi ise gözaltına alındığı sabah Vatan Caddesi’ndeki İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken polisin kendisine “vardığımızda hangi örgüte üye olduğunu anlarsın” dediğini ve vardıklarında içeride tanımadığı 400 kişiyle karşılaştığını belirtti. Ayrıca, “Bir tek Ekrem Bey’i tanıyordum, onu da zaten tüm Türkiye tanıyor” şeklinde ifade kullandı.

Kaynak: BBC Türkçe
Bir yanıt yazın